SOSYAL PROGRAM

Tarih: 7 Kasım 2018
Saat: 13:00-19:00
Katılım: Katılım sınırlı olduğu için 20 Ekim 2018 tarihine kadar kayıt işleminizi tamamlamanızı önemle rica ederiz.

GİRNE TURU DETAYLARI

Bellapais Manastırı

Bellapais Manastırı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Beylerbeyi köyünde bulunan tarihi bir manastır.

MS 12. yüzyılda Roma döneminde inşa edilen temeller üzerine inşa edilmiş olup orta çağda yapılan eklentiler bütününde yapı gotik mimarinin doğudaki örneklerinden birisidir. Girne şehir merkezine yaklaşık 10 dakika mesafede Girne Dağlarının eteklerinde yer alır.
Mimari olarak gotik sanatını taşıyan manastıra ilk yerleşenler 1187 yılında Kudüs'ten göç eden Augustinian mezhebi rahiplerdir.

Manastırın ilk binası 1198 ve 1205 yılları arasında yapılmıştır. Günümüzdeki yapının büyük bir kısmı ise lüzinyan Kralı III. Hugh tarafından 1267 ve 1284 yılları arasında inşa ettirilmiştir. Avlunun etrafını çevreleyen revaklar ve yemekhane alanı ise Kral IV. Hugh zamanında 1324 ve 1359 dönemleri arasında tamamlanmıştır. Kıbrısın Osmanlılar tarafından fethinden sonra manastır, Kıbrıs Ortodoks Kilisesi'ne verilmiştir. Mevcut kilise üzerinde küçük değişiklikler yapılarak sadece kilise bölümü, ortodoks kilisesi özelliklerini barındıran eklentilerle tamamlanarak; Rum Ortodokslar tarafından manastırın sadece kilise bölümü kullanılmıştır. 1974 Barış Harekatı ile Rumlar adanın güney kesimine göç edince Bellapais manastırı eski eserler ve müzeler dairesi himayesine alınmıştır.

Manastırın günümüze kadar ulaşmış en sağlam yapısı kilisesidir. Yapının ön yüzünde dikkatleri çeken freskler 15. yüzyılın ortalarında yapılmıştır. Yemekhane kısmı gotik sanatının önemli özelliklerini içinde barındırır. Orta avlunun doğusunda yer alan ve rahiplerin kullandığı çalışma ve sohbet odaları ziyaretçilere etkili bir tarih yolculuğu sunmaktadır. Sohbet odalarının ortasında yer alan sütunun Bizans Kilise sine ait olduğu sanılmaktadır. Manastırın üst katında rahiplerin yatak odaları ve değerli eşyaların bulunduğu bir alan yer alır.

Manastırın günümüze kadar ulaşmış en sağlam yapısı kilisesidir. Yapının ön yüzünde dikkatleri çeken freskler 15. yüzyılın ortalarında yapılmıştır. Yemekhane kısmı gotik sanatının önemli özelliklerini içinde barındırır. Orta avlunun doğusunda yer alan ve rahiplerin kullandığı çalışma ve sohbet odaları ziyaretçilere etkili bir tarih yolculuğu sunmaktadır. Sohbet odalarının ortasında yer alan sütunun Bizans Kilise sine ait olduğu sanılmaktadır. Manastırın üst katında rahiplerin yatak odaları ve değerli eşyaların bulunduğu bir alan yer alır.

Yavuz Çıkartma Plajı – Karaoğlanoğlu Şehitliği

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın başlangıç noktası olan plajdır. Girne’nin 8km batısındadır. Çevresinde, bu bölgede şehit düşen askerlerin anısına yaptırılmış bir anıt vardır, ayrıca Karaoğlanoğlu Şehitliği’ de bu bölgede bulunmaktadır.
Harekatta Şehit düşen Alay Komutanı Albay İbrahim Karaoğlanoğlu’ndan adını alan Karaoğlanoğlu Şehitliği'nde, 8 subay, 5 astsubay, 57 erbaş ve er olmak üzere toplam 70 TSK askeri bulunmaktadır ve biri (meçhul) olmak üzere toplam 71 kişi yatmaktadır
KARAOĞLANOĞLU ŞEHİTLİĞİ'nde bulunan heykel grubunda sol taraftaki heykeller, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mücahitlerini, Sağ’da yer alanlar, Türkiye'yi temsil etmektedir. Bir tarafta yaralı acı çeken Kıbrıs Mücahit’i, diğer tarafta yardıma koşan Türk askeri Mehmetçik görülmektedir. Bu iki heykel grubu arasında bulunan boşluk ise Türkiye'ye açılan pencereyi ifade ederken heykellerin, dört ayrı ayak üzerinde durması ise düzenlenen harekâtın dört gün içinde tamamlandığını belirtmektedir. Sol'daki gemi burnu, Sağ’daki kartal ve elinde silah bulunan asker figürleri ise harekatın Kara, Deniz ve Hava kuvvetlerince ortak yapıldığını anlatmaktadır. Ayrıca farklı motiflerle Türk askerlerinin harekat anındaki duygusallığı, azmi, yardımseverliği ile kahramanlığı ifade edilmiştir.

Girne Kalesi (Panoramik), Girne Yat Limanı & Serbest Zaman

Girne Kalesi, Kıbrıs'ın Girne şehrinde bulunan, 7. yüzyılda, Arap-İslam akınlarına karşı kentin korunması için Bizanslılar tarafından yapılmış kaledir.

Lüzinyanlar döneminde, Kantara kalesi gibi önemli bir yer olmuştur. Bu dönemde kale bazı yapısal değişikliklere de uğramıştır. Bu restorasyon çalışmalar 1373 yılındaki Cenevizliler kuşatması ile ara bulmuş, daha sonra yeniden devam etmiştir.

Kaleye giriş bir hendek üzerinden olmaktadır. 1400'lü yıllara kadar bu hendek içi su dolu olarak kullanılmıştır. İç kapının tonozunda bulunan üç aslanlı Lüzinyan amblemi başka bir yapıdan buraya getirilmiştir.

Kalenin içinde 1100'lü yıllarda yapıldığı sanılan bir Bizans kilisesi (St. George Kilisesi) yer almaktadır. 1570 yılında Kıbrıs'ın Osmanlılar tarafından fethi sırasında şehit düşen Osmanlı Amirali Cezayirli Sadık Paşa'nın lahiti de kalede bulunmaktadır. Kalenin diğer bölümlerini Kuzeybatı, Güneybatı ve Güneydoğu Venedik kuleleri, Lüzinyan dönemi Bekçi odası, Lüzinyan dönemine ait büyük salon, çeşitli zindan ve ambar amaçlı kullanılmış olan odalar, Bizans dönemine ait kule, Venedik Savunma platformu, sarnıç, Venedik dönemine ait cephanelik ve top mazgalı ve Batık Gemi Müzesi oluşturur. Kalede yakın dönemde, Eski Eserler Dairesi tarafından yapılan çalışmalarla çeşitli tarihsel tipleme ve mekân canlandırmaları ile adeta bir Açık Hava Müzesi atmosferi yaratılmaya çalışılmaktadır.